Haberler.dk

Kopenhag’da “Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye’nin Dönüşümü” konferansı yapıldı

Kopenhag’da “Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye’nin Dönüşümü” konferansı yapıldı
  • 02 Nisan 2017, 14:16 | Son Güncelleme: 26 Nisan 2017, 21:29

 

Danimarka Kopenhag’da MÜSİAD Danimarka tarafından düzenlenen “Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye’nin Dönüşümü” adlı konferansa katılan Stratejist Namık Alper Esen Haberler’e önemli açıklamalarda bulundu.

Danimarka Kopenhag’da MÜSİAD Danimarka tarafından düzenlenen “Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye’nin Dönüşümü” adlı konferansa katılan Stratejist Namık Alper Esen Haberler’e önemli açıklamalarda bulundu.

Görüntü: (Tam ekran)

 

MÜSİAD Danimarka tarafından Valby Konference’da yapılan etkinliğe konuşmacı olarak katılan Stratejist Namık Alper Esen, Suriye savaşı, Türkiye-Rusya ilişkileri ve Türkiye’nin batı ile ilişkileri üzerine konuşarak izlenmesi gereken stratejinin önemini vurguladı.
Konuşmasının ardından haberler.dk’ya konuşan Namık Alper Esen, Danimarka’ya ikinci gelişi olduğunu ve canlı, etkin bir izleyici bulduğunu söyledi.
Konferanstaki konunun dünya siyasetinin, ekopolitiğin ne olduğu ve aslında dünyanın nasıl yönetildiği ve bizim stratejik olarak neler yapmamız gerektiği olduğunu ifade eden Esen, daha büyük bir gruba önümüzdeki günlerde bir seminer düzenleyecekleri bilgisini verdi.
Türkiye’nin Suriye politikası
Suriye’deki karışıklığın başladığı dönemlerde ABD’nin Türkiye’yi yanlış yönlendirdiği düşüncesinde olduğunu belirten Esen, “Çünkü Suriye’de başat aktör Rusya. Çünkü Rusya’nın Akdeniz’de hem deniz hem hava üssü var. Dolayısıyla Rusya’yı hesaba katmadan Suriye’de herhangi bir hareket doğru olmayacaktı. Biz bunun farkına erken vardık ama ABD’nin de yanlış yönlendirmesi oldu. Şimdi görüyoruzki elhamdülillah ordumuzun Suriye’deki terör devletini yok etmesi ve 50 kilometre kadar güneye inmesi, ciddi bir bölgeyi terörden temizlemesi Rusya ile aramızın düzelmesinden sonra oldu. Bu işte de bizim müttefiklerle NATO ile çok olmadı yani, bize sadece istihbarat desteği verdiler, bu TSK’nın becerisiyle oldu” dedi.
Namık Alper Esen, Suriye politikasının ilk başlardaki heyecanının belki biraz yanlış yönlendirmiş olabileceğini ancak daha sonra özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzatihi olayla ilgilenmesiyle Türkiye’nin Suriye’de şimdi daha iyi aktif bir rol almasını sağladığını söyledi.
Suriye Rusya için niye önemli?
Esen, Rusya’nın Suriye’yi neden bu kadar önemsediği sorusuna, Rusya’nın Suriye’de hem deniz hem hava üssü bulunduğunu hatırlatarak şunları anlattı:
“Sovyetlerin yıkılmasıyla birlikte Adriyatik Denizi kıyısındaki üslerinin kapanmasından sonra Yugoslavya’yı paramparça ettiler. Dolayısıyla Rusya’nın sıcak denizlere açılmada kalan tek limanı Suriye. Bu noktada Rusya’nın, Suriye ile ilgili üslerini bırakmamak için her şeyi yapacağına inanıyorum. Suriye’de Rusya ile birlikte hareket etmenin akıllıca stratejik ve pragmatist olduğunu düşünüyorum.”
Türkiye yönünü nereye dönmeli?
Eksen kayması ve Türkiye’nin yönünü nereye dönmesi gerektiği konusundaki tartışmalara değinen Esen şöyle konuştu:
“Biz doğuya filan dönüp eksen kaymasında değiliz. Batı bizi eksen kaymasıyla suçluyor ama batı en az 200 yıldır doğuda. Doğunun yeraltı kaynaklarını, zenginliklerini batı işletiyor. Dolayısıyla biz zaten doğudayız, doğuyla ilgilenmek zorundayız, bizim medeniyetimiz doğuda, kaynaklar ticaret nüfus herşey doğuda.
Batıyla ilişkimizde dostane ilişkiler kurmayı hedeflemeliyiz. Onlar da bizle dostane ilişkiler kurmayı hedeflemeli. Bunun dışında çok fazla batıdan fayda görebileceğimize inancım yok açıkçası.
AB’de sıkıntılar var Brexit var, İtalya’da, Fransa’da sıkıntılar var. Almanya’da AB karşıtları yüzde 47’ye çıkmış durumda. Dolayısıyla Avrupa’nın önümüzdeki dönemde uzun bir geleceğe sahip olduğunu düşünmüyorum. Ben AB’nin dağılacağını düşünüyorum. Almanya’nın doğuya doğru yayılmacılığı ortada. zaten Almanya’nın desteğiyle AB ayakta. Bugünlerde Almanya para politikasını da tartışmaya başladı. Mesela ben AB’nin bir 10 yılı daha olduğunu düşünmüyorum.”
Türk toplumu ve entegrasyon
Esen, Türk toplumunun batı ülkelerinde asimile olmadan entegre olması gerektiğini belirterek “Bizim devlet yöneticilerimizin de sık sık söylediği bizim genel başkanımızın da söylediği entegrasyonun asimilasyon olmaması gerektiği
kendi inançlarını geleneklerini koruyarak buralardaki toplumlara entegre olmaları gerektiğidir. Buradaki toplumumuzun sivil toplum kuruluşlarına, beledeyilere, siyasete atılmaları gerektiğini ve güçlenmeleri gerektiğni düşünüyoruz. Bu hem varlığımızı sürdürmek hem de lobicilik açısından önemli” diye konuştu.
Avrupa’daki Türk gençliğinin zorluklar yaşamadığını, 50’li yaşlarda olan kendilerinin ise 28 Şubat’ı, daha önceki yıllarda kan dökülmesini, inançlı insanlara yapılan zorbalıkları zulümleri gördüklerini söyleyen Namık Alper Esen, şimdiki gençliğin bunları görmediği ve iyi araştırmadıkları için de bugüne ve geleceğe yönelik iyi analiz edemiyor olabileceğini onlara bunları anlatmaları gerektiğini söyledi.
Rockefeller’in ölümü
Namık Alper Esen, geçen hafta dünyanın en zengin ve finans dünyası üzerindeki en etkili aile olarak uzun yıllardır çok konuşulan Rockefeller ailesinin başındaki David Rockefeller’ın ölümü konusundaki soruya ise “ölmüş adamın arkasında bir şey söylemek doğru değil” diyerek Rockefeller hakkında “Dünya yönetiminde, en tepedeki ailelerden birisiydi. Çok önemli finans ve enerji kurumlarına sahipti. 500 milyar dolar cirolu Exxon Mobile’ın CEO’suydu. Dolayısıyla David Rockefeller bu imparatorluğun başıydı.”

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ