Eski Türk kuyumcusu olarak Kopenhag’da esnaflık yapmaya devam eden Veysel Karatepe, 1981 yılında Sivas-Çarşılıdan gelerek o gün bugündür başkent Kopenhag’da yaşıyor.

Kuyumculuk işine 1995 yılında başlayan Karatepe, esnaf tecrübesi, mesleğinin inceliklerini, müşteri portföyünü, değişen talep ve zevkleri haberler.dk’ya anlattı.

Devamı aşağıda

Danimarka’da o yıllarda ilk olarak kendilerinin kuyum işi yaptıklarını anlatan Karatepe, çok ince detayları olan bir meslekle uğraştıklarını belirterek “Çok zorluklardan geçtik ama başardık. Mesela o zamanlar Türkiye’den mal getirmek zordu, kargo şirketleri o zaman çok yaygın değildi fakat şimdi eğer bugün sipariş verilirse 24 saat içinde malı bize teslim edebiliyorlar” dedi.

Türklerin zevkleri değişti

1990’lı yıllardan bugüne çok şeyin değiştiğini mesela Türkler pırlantayı pek bilmezken zamanla öğrendiklerini, ilk yıllarda 22 ayar altını çok seven Türklerin şimdi modada olan takıları sevdiklerini anlatan Karatepe özellikle gençlerin abartılı takıları değil de Danimarka dizaynına yakın ince zarif takıları sevdiklerini söyledi.

Veysel Karatepe, bir dükkanlarını hem satış hem de atölye olarak kullandıklarını ve oğlunun diplomalı kuyumcu olarak altın tasarımı yaptığını anlatarak, oğlunun tasarımlarını iki dükkanda da sattışa sunduklarını ifade etti.

Ne tür tasarımlar yapılıyor

Yaptıkları tasarımlar ve işin inceliklerine dair bilgiler veren Karatepe, “Genellikle klasik ve rahat tasarımlar yapıyoruz, ürünlerin kullanışlı olması lazım. İşin ince detayları vardır ancak müşterinin kafasında bir tasarım varsa ona göre de yapıyoruz” dedi.

Pırlanta takılar, 22 ayar bilezik, takı ve hediyelik için çeyrek orta ve tam altını devamlı olarak dükkanda bulundurduklarını ayrıca klasik burma bilezik ile birkaç çeşit güzel modelleri olduğunu yanı sıra müşteriler bir modeli istediğinde onu da yaptırdıklarını söyledi.

1995 yılından bu yana altının müthiş pahalandığını, o zamanlar ağır olan ürünler satılırken şimdi o ağır olan ürünler çok pahalı olduğundan ince ve zarif tasarımların dominant olduğunu belirten Karatepe, “Başladığımızda Danimarkalılar altını pek sevmezlerdi ilk yıllarda daha çok gümüş istiyorlardı ama son yıllarda altın ve altın rengini sevmeye başladılar. Müşterilerimizin yarısı Danimarkalılar diğer yarısı da yabancılar yani Türkler, Filistinliler Suriyeliler oluyor.” dedi.

Siparişi hazırlamak zor iş

Altını hazırlama işini anlatan Karatepe, bir sipariş verildiğinde eritme, şekil verme, zımparalama, parlatma ve mıhlama işlemlerinin yapıldığını yani bir çift yüzük sipariş sürecinin 1-2 haftayı bulduğunu belirtti.

“Türk televizyonları sayesinde insanımız markaları tanımaya başladı. Şimdi daha çok Türk televizyonlarına reklam veren markaları soruyorlar” diyen Karatepe, yıllardır en eski kuyumcu olmaları hasebiyle Türkiye’deki Atasay, Arpaj, Koçak, Zen gibi bütün büyük firmalarla çalıştıklarını anlattı.

Danimarkalı kuyumcular Türkiye’den ürün alıyor

Veysel Karatepe, ileri teknolojiye sahip Türk kuyum şirketlerinin İtalyanları solladığını ve Türk firmalarının Danimarkalı kuyumculara büyük miktarda mal sattıklarını bildiğini belirterek fakat Danimarka’daki kuyumcuların hiçbir zaman ürünlerinin Türk malı olduğunu söylemediklerini dile getirdi.

Karatepe, getirdikleri altınların vergisini verdiklerinden Türkiye’ye göre biraz daha pahalı olsa da herhangi bir sorun durumunda tamiratı için her zaman hazır olduklarını da söyledi.

Adres bilgileri:

L’Age D’Or

Adres: Vesterbrogade 20, 1620 København V

Tlf.: 33 25 12 12

Web: http://www.lagedor.dk