Türkiye’de ramazan ayı bugün başlarken 17 Arap ülkesi, hilalin gözüküp-gözükmemesi, İslam hukuku kurumlarının kararları çerçevesinde yaşanan farklı görüşler nedeniyle ramazan ayına bir gün sonra girecek.

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Kuveyt, Umman, Yemen, Irak, Ürdün, Filistin, Lübnan, Suriye, Mısır, Sudan, Libya, Tunus ve Cezayir ramazanın ilk orucunu perşembe günü tutacak.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesinden yapılan açıklamada, ramazan ayının perşembe günü başladığı ifade edildi.

Kudüs ve Filistin Müftüsü Şeyh Muhammed Hüseyin yaptığı yazılı açıklamada, hilal görünmediği için şaban ayının çarşamba günü tamamlanacağını ve perşembe günü ramazana girileceğini aktardı.

Ürdün Müftüsü Hüseyin Halayle ise, çarşamba günü şaban ayının son günü olduğunu ve ilk orucun perşembe günü tutulacağını söyledi.

Katar Hilali Gözetleme kurullarından yapılan açıklamalarda da gözlemler sonucu ramazan ayının başlangıcının perşembe günü ilan edildiği bildirildi.

BAE, Bahreyn, Kuveyt, Umman, Yemen, Irak, Lübnan, Suriye, Mısır, Sudan, Libya, Tunus ve Cezayir’deki dini kurumlardan yapılan açıklamalarda da ramazan ayının ilk gününün perşembe olarak belirlendiği kaydedildi.

Farklılık nereden kaynaklanıyor?

İslam hukukunda, esas alınan ay takvimi, başlangıcı ve bitişi ayın hareketlerine göre belirlenen aylardan oluşuyor. Ramazan ayı da ay takvimine göre her sene değiştiğinden, oruca başlayabilmek için öncelikle, ramazan ayının başladığını tespit etmek gerekiyor. İslam fıkhında yeni ayın tespiti için iki görüş bulunuyor. Aybaşlarının belirlenmesinde çıplak gözle görülme yöntemini tercih edenler ile bilimsel ölçüm ve hesaplamaları esas alan fıkıh otoriteleri, zaman zaman tarihlendirme konusunda farklılaşıyor.

İslam ülkelerinin bazıları hilalin dünyanın herhangi bir yerinde görülmesini veya görülebilirliğini değil kendi ülkelerinde görülebilirliğini esas alması nedeniyle de ramazanın başlangıcında farklılıklar yaşanabiliyor.

Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı da ramazan ayının başlangıcı ve bayramların tespitinde, öteden beri İslam alimlerinin büyük çoğunluğunca benimsenmiş hilalin yerel görülmesini değil dünyanın herhangi bir yerinden görülmesini (ihtilaf-ı metali) esas alıyor.

Diyanet işlerinden konuyla ilgili açıklama

Kamerî aylar, adından anlaşıldığı gibi başlangıcı ve bitişi ayın hareketlerine göre belirlenen aylardır. Ramazan orucu, Ramazan ayında tutulduğundan ve Ramazan ayı da ay takvimine göre her sene değiştiğinden, oruca başlayabilmek için öncelikle, Ramazan ayının başladığını tespit etmek gerekmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Hilali (Ramazan hilalini) görünce oruca başlayınız ve hilali (Şevval hilalini) görünce bayram ediniz. Hava bulutlu olursa içinde bulunduğunuz ayı otuza tamamlayınız.” (Buhârî, Savm, 5, 11; Müslim, Sıyâm, 3-4, 7-9) buyurmuştur.

Bu hadis ilk bakışta hilali çıplak gözle görmedikçe oruca başlanmayacağı ve bayram edilmeyeceği fikrini uyandırmaktadır. Konu ile ilgili diğer rivayetler değerlendirildiğinde, bu hadislerin amacının günün şartları içinde en uygun uygulamanın öğretilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bir rivayette Hz. Peygamber (s.a.s.), “Biz ümmî bir toplumuz; hesap ve okuma yazma bilmeyiz. Şunu biliriz ki ay, ya 29 ya 30 gündür.” (Buhârî, Savm, 13; Müslim, Sıyâm, 15; Ebû Dâvûd, Savm, 4) buyurarak, kamerî aybaşlarının belirlenmesinde hesap yöntemine de başvurulabileceğine işaret etmiş olmaktadır.

Çıplak gözle görülsün ya da görülemesin, ay mutat hareketlerine devam etmektedir. Kur’an-ı Kerim’de güneş ve ayın bir hesaba göre hareket ettiği (Rahmân, 55/5), bunların, diğer fonksiyonlarının yanında aynı zamanda birer hesap ölçüsü kılındığı (En›âm, 6/96), yılların sayısını ve hesabı bilmemiz için aya menziller tayin edildiği (Yûnus, 10/5), gökler ve yer yaratıldığı zaman on iki ay meydana gelecek şekilde bir nizam konduğu (Tevbe, 9/36), ayın yeryüzünden hilal şeklinde başlayıp kademe kademe farklı şekillerde görülmesinin insanlar ve hac için vakit ölçüleri olduğu (Bakara, 2/189) ifade edilmektedir.

Buna göre Hz. Peygamber (s.a.s.), kamerî aybaşlarının belirlenmesi konusunda çıplak gözle görmeyi, başvurulacak yegâne yöntem olduğu için değil, belki o günkü şartlar içinde en sağlıklı sonuç veren yöntem olduğu için öngörmüştür. Hilali gözlemlemenin amacı Ramazan ayının girip girmediğini belirlemektir. Bu sebeple, hilali çıplak gözle görme dışında, bizi bu amaca ulaştıracak başka yöntemlerden yararlanmak da mümkündür.

Bugün, insanoğlunun ulaştığı teknolojik gelişmişlik, ayın hareketleri konusunda en ince ayrıntıyı bile izleme imkânı sunmaktadır. Artık ince astronomik hesaplar yoluyla, gelecek birkaç yıllık namaz vakitlerini gösteren takvimleri hazırlama imkânı bile doğmuştur. Dolayısıyla kamerî ayların başlangıçlarını hesap yöntemiyle belirlemek meşrudur.

-REKLAM-